Kezman’da son kriz
YUSUF KOBAL
Yönetimin, Sırp oyuncudan fazladan tahsil ettiği 1 milyon euroyu geri ödemesini istediği, bu nedenle transferine izin verFenerbahçe yönetimi, Paris Saint German’ın istediği Mateja Kezman’ı satmak için bu oyuncuya 1 milyon euroluk şart koştu. Sırp oyuncudan kulüpten tahsil ettiği fazladan 1 milyon euroyu geri ödemesini isteyen Fenerbahçe Kulübü, aksi taktirde transfere izin vermeyeceğini bildirdi. Atletico Madrid kulübünden 8 milyon euro bonservis bedeli karşılığı Fenerbahçe’ye alınan ve dört yıllık sözleşme yapılan Kezman, bu sözleşmeye göre kalan iki yıl için sarı - lacivertlilerden 5 milyon euro alacaktı. İlk iki yıl toplam altı milyon euro alan Kezman, son iki yıl 2.5 milyon euroya anlaşma yapmıştı. Kezman’ın 12 milyon euroluk ücretinin yarısını tahsil ettiği, Fransız kulübüyle yılda 2 milyon euroya yakın anlaşma yaptığı belirlendi. Fenerbahçe yönetimi, Kezman’ın toplam alacağının yarısını aldığını, ancak verimli olamadığı için 1 milyon euroyu geri ödeyerek transfer olabileceğini bildirdi. Kulüpten ayrılabilmesi için kendisinden 1 milyon euro istenen Kezman bu parayı geri ödemeyeceğini bildirdi. Fenerbahçe yönetimi de Kezman’ı bu durumda satmayacağını söyleyip, transferi kilitledi. PSG?yöneticilerinin son kez hafta içi sarı - lacivertli yönetimle göreceği öğrenildi.
Saturday, August 16, 2008
Acil sorgulama
ERHAN TELLİ
Teknik Direktör Skibbe, Steaua Bükreş maçı sonrası yöneticiler tarafından toplantıya alındı. Yöneticiler kötü futbol ve oyuncu tercihleri konusundaki sıkıntılarını aktardı, Alman hoca, “Merak etmeyin. Turu geçeceğiz” dedi.
“Galatasaray’da Steaua Bükreş maçında alınan beraberliğin ardından kriz masası oluşturan futbol komitesinin, karşılaşmanın hemen ardından Florya’da Teknik Direktör Skibbe ile bir araya geldiği öğrenildi.Futbol Şube Sorumluları Haldun Üstünel, Murat Yalçındağ ve Futbol AŞ. Genel Müdürü Adnan Sezgin’in bulunduğu toplantıda, eleştirilerin hedefi haline gelen Alman hoca ve yardımcısı Ümit Davala ile durum değerlendirmesi yapan idarecilerin, kadro tercihi konusundaki sıkıntılarını dile getirdikleri ve takımın neden bu kadar kötü oynadığını sordukları belirtildi.Sakatlıktan yeni çıkan Emre Güngör’ü sağ bek, yeni transfer Meira’yı ise ön libero olarak oynatan ve büyük eleştiri alan Skibbe’ye, ilk ciddi uyarısını yapan futbol komitesinin, bu tercihlerin nedenlerini de sorduğu kaydedildi.Alman hocanın, milli takımda sağ bek oynamasına karşın genç yıldız Sabri Sarıoğlu’nu tam bir sağ bek olarak görmediğini ve bu bölgede başka alternatifinin olmaması sebebiyle Emre Güngör’e forma verdiğini söylediği, Meira’yı da daha önce Stuttgart takımında o bölgede başarıyla oynadığı için tercih ettiğini kaydettiği öğrenildi.Üç idarecinin de takımın kötü futbol sergilemesinin nedenlerini araştırdığı toplantıda, Skibbe’nin tur için güven verdiği ve “Merak etmeyin. Turu geçeceğiz. Steaua Bükreş’i Romanya’da yenecek güce sahibiz. Yeter ki sakatlarımız o maça kadar iyileşsin ve tam bir takım halinde sahaya çıkabilelim. Bundan sonra oynayacağımız her maçta daha da iyi olacağız. Henüz istediğim 11’i bir arada oynatamadım. Süper Kupa maçında ideal kadromu sahaya sürerek, ilk kupamızı kazanacağız” dediği bildirildi.
ERHAN TELLİ
Teknik Direktör Skibbe, Steaua Bükreş maçı sonrası yöneticiler tarafından toplantıya alındı. Yöneticiler kötü futbol ve oyuncu tercihleri konusundaki sıkıntılarını aktardı, Alman hoca, “Merak etmeyin. Turu geçeceğiz” dedi.
“Galatasaray’da Steaua Bükreş maçında alınan beraberliğin ardından kriz masası oluşturan futbol komitesinin, karşılaşmanın hemen ardından Florya’da Teknik Direktör Skibbe ile bir araya geldiği öğrenildi.Futbol Şube Sorumluları Haldun Üstünel, Murat Yalçındağ ve Futbol AŞ. Genel Müdürü Adnan Sezgin’in bulunduğu toplantıda, eleştirilerin hedefi haline gelen Alman hoca ve yardımcısı Ümit Davala ile durum değerlendirmesi yapan idarecilerin, kadro tercihi konusundaki sıkıntılarını dile getirdikleri ve takımın neden bu kadar kötü oynadığını sordukları belirtildi.Sakatlıktan yeni çıkan Emre Güngör’ü sağ bek, yeni transfer Meira’yı ise ön libero olarak oynatan ve büyük eleştiri alan Skibbe’ye, ilk ciddi uyarısını yapan futbol komitesinin, bu tercihlerin nedenlerini de sorduğu kaydedildi.Alman hocanın, milli takımda sağ bek oynamasına karşın genç yıldız Sabri Sarıoğlu’nu tam bir sağ bek olarak görmediğini ve bu bölgede başka alternatifinin olmaması sebebiyle Emre Güngör’e forma verdiğini söylediği, Meira’yı da daha önce Stuttgart takımında o bölgede başarıyla oynadığı için tercih ettiğini kaydettiği öğrenildi.Üç idarecinin de takımın kötü futbol sergilemesinin nedenlerini araştırdığı toplantıda, Skibbe’nin tur için güven verdiği ve “Merak etmeyin. Turu geçeceğiz. Steaua Bükreş’i Romanya’da yenecek güce sahibiz. Yeter ki sakatlarımız o maça kadar iyileşsin ve tam bir takım halinde sahaya çıkabilelim. Bundan sonra oynayacağımız her maçta daha da iyi olacağız. Henüz istediğim 11’i bir arada oynatamadım. Süper Kupa maçında ideal kadromu sahaya sürerek, ilk kupamızı kazanacağız” dediği bildirildi.
Bravo Elvan
Pekin’de büyük hayal kırıklığı yaratan Türk sporu, atletizmde sevindi. Bayanlar 10 bin metredeki temsilcimiz Elvan Abeylegesse, uzun süre önde götürdüğü yarışı ikinci sırada bitirdi ve Türkiye’ye atletizmdeki ilk gümüşü kazandırdı.Pekin Olimpiyatlarıı’nda Türkiye’nin yüzünü, 10 bin metrede gümüş madalya kazanan Elvan Abeylegesse güldürdü. 32 atletin katıldığı ve hızlı bir tempoda koşulan 10 bin metre finalinde başarılı bir taktik koşusu sergileyen Elvan, finişe 300 metre kala Etiyopyalı Tirunesh Dibaba’nın müthiş atağına karşılık veremeyince 29.56.34’lük dereceyle gümüş madalyada kaldı.Geçen yıl Osaka’daki Dünya Şampiyonası’nda da Elvan’ı ikincilikte bırakan Dibaba’nın 29.54.66 ile olimpiyat rekoru kırarak kazandığı yarışta milli atletimiz de Avrupa rekorunun sahibi oldu. 30 dakikanın altında finişe gelen her iki atlet, tüm zamanların en iyi ikinci ve üçüncü derecelerine imza attılar. Ulusal Stadyum’da 90 bin kişinin izlediği 25 turluk finalin başlangıcıyla birlikte ön grupta kendine yer buldu. Altıncı turdan itibaren yarışta kopmalar başlarken, milli atletimiz Lornah Kiplagat’ın uzun süre tempoyu ayarladığı mücadelenin 9. turunda 3. sırada yerleşti. 15. turda ikinciliğe yükselen Elvan, 6400 metre civarında atak yaparak devirladığı liderliği son tura kadar korudu.Ancak beş tur Elvan’ın adeta ensesine yapışan Dibaba’nın son atağına karşılık veremedi. 30.01.09 ile İngiliz Radcliffe’e ait Avrupa rekorunu ele geçiren Elvan, aynı zamanda Türkiye’nin iki bronz aldığı olimpiyat tarihinde atletizmdeki ilk gümüş madalyasını kazandı. 1948 Londra’da Ruhi Sarıalp üç adımda, 2004 Atina’da Eşref Apak çekiçte üçüncü olmuştu. Yarışın bitiminde Elvan önce Dibaba’yı tebrik etti, ardından Türk bayrağıyla tur attı. Yarışta bronzu kazanan ABD’li Shalane Flanagan, 1992’den bu yana ülkesine bu dalda ilk madalyasını kazandırdı.Madalya töreninin ardından çok mutlu olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan başarılı atlet, “80 milyon Türk insanını mutlu ettiğimden eminim. Madalyamı Türk halkına hediye ediyorum. Altın madalya almak için elimden geleni yaptım ama olmadı. 5 bin metre yarışına katılıp katılmama konusunda da antrenörlerimle birlikte karar vereceğiz. Çünkü tartan pist çok sert” diye konuştu.
Kutlama yarışı!Türkiye’ye atletizmde olimpiyat madalyası kazandıran ilk bayan atlet olan Elvan’ın başarısı, devletin zirvesini de memnun etti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve TBMM Başkanı Köksal Toptan milli atlete kutlama telgrafı gönderdi.
Pekin’de büyük hayal kırıklığı yaratan Türk sporu, atletizmde sevindi. Bayanlar 10 bin metredeki temsilcimiz Elvan Abeylegesse, uzun süre önde götürdüğü yarışı ikinci sırada bitirdi ve Türkiye’ye atletizmdeki ilk gümüşü kazandırdı.Pekin Olimpiyatlarıı’nda Türkiye’nin yüzünü, 10 bin metrede gümüş madalya kazanan Elvan Abeylegesse güldürdü. 32 atletin katıldığı ve hızlı bir tempoda koşulan 10 bin metre finalinde başarılı bir taktik koşusu sergileyen Elvan, finişe 300 metre kala Etiyopyalı Tirunesh Dibaba’nın müthiş atağına karşılık veremeyince 29.56.34’lük dereceyle gümüş madalyada kaldı.Geçen yıl Osaka’daki Dünya Şampiyonası’nda da Elvan’ı ikincilikte bırakan Dibaba’nın 29.54.66 ile olimpiyat rekoru kırarak kazandığı yarışta milli atletimiz de Avrupa rekorunun sahibi oldu. 30 dakikanın altında finişe gelen her iki atlet, tüm zamanların en iyi ikinci ve üçüncü derecelerine imza attılar. Ulusal Stadyum’da 90 bin kişinin izlediği 25 turluk finalin başlangıcıyla birlikte ön grupta kendine yer buldu. Altıncı turdan itibaren yarışta kopmalar başlarken, milli atletimiz Lornah Kiplagat’ın uzun süre tempoyu ayarladığı mücadelenin 9. turunda 3. sırada yerleşti. 15. turda ikinciliğe yükselen Elvan, 6400 metre civarında atak yaparak devirladığı liderliği son tura kadar korudu.Ancak beş tur Elvan’ın adeta ensesine yapışan Dibaba’nın son atağına karşılık veremedi. 30.01.09 ile İngiliz Radcliffe’e ait Avrupa rekorunu ele geçiren Elvan, aynı zamanda Türkiye’nin iki bronz aldığı olimpiyat tarihinde atletizmdeki ilk gümüş madalyasını kazandı. 1948 Londra’da Ruhi Sarıalp üç adımda, 2004 Atina’da Eşref Apak çekiçte üçüncü olmuştu. Yarışın bitiminde Elvan önce Dibaba’yı tebrik etti, ardından Türk bayrağıyla tur attı. Yarışta bronzu kazanan ABD’li Shalane Flanagan, 1992’den bu yana ülkesine bu dalda ilk madalyasını kazandırdı.Madalya töreninin ardından çok mutlu olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan başarılı atlet, “80 milyon Türk insanını mutlu ettiğimden eminim. Madalyamı Türk halkına hediye ediyorum. Altın madalya almak için elimden geleni yaptım ama olmadı. 5 bin metre yarışına katılıp katılmama konusunda da antrenörlerimle birlikte karar vereceğiz. Çünkü tartan pist çok sert” diye konuştu.
Kutlama yarışı!Türkiye’ye atletizmde olimpiyat madalyası kazandıran ilk bayan atlet olan Elvan’ın başarısı, devletin zirvesini de memnun etti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve TBMM Başkanı Köksal Toptan milli atlete kutlama telgrafı gönderdi.
Friday, March 21, 2008
Thursday, March 20, 2008
Friday, February 15, 2008
Sunday, January 20, 2008
Süperler
Kartal'a paşa ziyafeti!Siyah-beyazlı ekip ligin son sırasında yer alan Kasımpaşa karşısında 2-0 geriye düşmesine rağmen şoku üzerinden çabuk attı. Nobre ve Cisse ile beraberliği sağladı. İkinci yarıda Delgado ve Nobre ile üç puanı kaptı.
Stoper Üzülmez!Oturmuş sistemin sağıyla, soluyla fazla oynarsanız başınıza iş alırsınız!Ali Tandoğan ve Baki Mercimek'in "cezalı" oluşu, Sağlam'ı savunma kurgusunda değişikliğe iterken, doğrusu bizi de şaşkınlığa sürükledi! Ancak Sağlam'ın 22 dakikalık üçlü savunma denemesi tutmadı, tutması da söz konusu olamazdı. İbrahim Üzülmez'den stoper olur mu, olmaz mı, varın siz karar verin!
Delgado'dan mükemmel golÜçlü savunma, 22 dakikalık dilimde iki gol birden yedi! İlk golde İbrahim Üzülmez'in hatası ön planda idi... İkinci golü ise Serdar Özkan kendi kalesine attı... İyi ki Özkan o golü kendi kalesine attı, Sağlam dörtlü savunmaya döndü! Bu U dönüşü yeniden Kartal'ı ayağa kaldırdı, önce Nobre, ardından da Cisse'nin golleri, olası bir yenilgiye ilk yarıda "set" çekti.Kartal yediği gollerden maalesef hiç ders almıyor! Özgür Öcal'ın 38. saniyede attığı gol de savunmanın bir hediyesi idi rakibe! Büyük takımlar zorlukların altından kalkandır... Nitekim ligde kalıp, kalmayacağı mucizelere kalmış Kasımpaşa'nın iki golüyle adeta 'şoka' giren Kartal, büyüklüğünü hatırladı ve ilk yarıyı skoru eşitleyerek tamamladı.Her iki takımın ofansa dayalı taktiği, İnönü'deki mücadelenin kalitesini artıran faktörler idi... İlk yarıda iki gol bulan ancak Kartal'ın yoğun baskısına dayanamayan konuk takım Kasımpaşa, ikinci yarıda skoru koruma içgüdüsüyle savunmasına yaslanınca başına iş aldı! Konuk takım bu oyun anlayışını taa ki 69.dakikaya kadar sürdürebildi. Oyunun sıkıştığı anlarda Delgado sahneye çıktı, Tello'nun verdiği pası mükemmel bir vuruşla filelere gönderirken, tribünlerden de haklı alkışı aldı.Sağlam, 78'de Bobo'yu aldı, yerine Rico'yu sahaya sürdü, sağ kanatta bu dakikaya kadar fazla verimli olmayan Holosko'yu da ofansa çekti.Bu değişim üç dakika sonra golü getirdi. Üzülmez'in sol kanattan götürüp, savunmayı geçip altı pasa kestiği topu Nobre şık bir vuruşla gole çevirirken, Kasımpaşa'yı ligde kaderiyle baş başa bıraktı, zirve yarışında bir engeli daha geçti... Ancak Nobre'nin attığı bu gol uzun süre tartışılacak. Çünkü pozisyon bizce ofsayt idi... Orta hakem Aytekin Durmaz, yardımcı hakemine uydu ve golü verdi.MAÇIN ADAMI
DelgadoSade oynuyor, teknik kapasitesini mükemmel kullanıyor, adam eksiltiyor. Pas yüzdesi bir hayli yüksek, isabetli olanlar da bir hayli tehlikeli. Rakibin kapandığı anlarda oyunu açıyor, forvetlerin yapamadığını o yapıyor. İkinci yarıda savunmasına yaslanan Kasımpaşa'yı çökerten gol, bizce maçın kırılma noktasıydı.
MAÇIN DAKİKALARI1 Santra yapıldıktan 38 saniye sonra Beşiktaş kalesinde gol gördü. Siyah - beyazlı defansın uzaklaştıramadığı Özgür önünde buldu. Kasımpaşalı oyuncu ceza sahasına girer girmez çok sert vurdu: 0-17 Delgado orta alandan aldığı topla rakiplerini geçerek ceza sahasına girdi. Kaleci Khalid'i de geçti fakat açısını kaybetti. Ardından çalımla Fatih'i geçti ve yerden Cisse'ye bıraktı. Fransız'ın sert şutu savunmadan döndü. 16 Tello'nun soldan aşırtması ile topa yükselen Nobre vuramadı, arkadan gelen Holosko'nun şutu ise kaleci Khalid'ten döndü.20 Kasımpaşa sağdan gelen atağında topu dışarı atmak isteyen Serdar Özkan kendi kalesine gönderdi: 0-221 Tello'nun ortasına iyi yükselen Nobre kafayla farkı bire indirdi: 1-2.34 Tello'nun sağ kanattan kullandığı köşe vuruşunda topu kaleci Khalid'in üzerin kafa ile aşıran Cisse skora eşitlik getirdi: 2-252 Seri çalımlarla ceza sahasına doğru giden Delgado pasını İbrahim Üzülmez'e çıkardı. Onun yerden pasında ise son anda araya Jens girerek mutlak bir tehlikeyi önledi.69 Tello'nun pas olarak kullandığı topu muhteşem bir vuruşla topu ağlara gönderdi: 3-281 Tello'nun pası ile ceza sahasına giren İbrahim Üzülmez topu aşırtarak iki kişiyi geçti. Vuruşunda, savunmadan seken top Nobre'nin önüne düştü. Brezilyalı futbolcu hiç beklemeden dönerek sert vurdu: 4-2
MAÇTAN NOTLAR
Çarşı'dan mesajÇarşı grubu sosyal mesajlarına dün de devam etti. Siyah-beyazlılar, 20 Ocak 1988'de Samsunspor'un geçirdiği üzücü kazayı hatırlatıp, trafik canavarına da karşı olduğunu gösterdi.
Kartal geriden gelip geçiyor!Beşiktaş bu sezon Süper Lig'de oynadığı 19 maçta 8 kez mağlup duruma düştü. Siyah-beyazlılar, bu 8 maçın 6 tanesini kazandı. Kartal bir tanesinde berabere kalırken, sadece Galatasaray'a deplasmanda 2-1 kaybetti.
Filipin'den misafirSiyah-beyazlılılar arasında yer alan bir grup dikkatlerden kaçmadı. Beşiktaş'a ve Ertuğrul Sağlam'a olan sevgilerini ellerindeki dövizlere yazan taraftarlar, "Filipinli Beşiktaşlılar" diye imza attı.
Kulübede ısıtıcıYedek kulübesinde bulunan futbolcuları düşünen Beşiktaş, yedek kulübesine ısıtıcı koydu. Kulübenin üzerinde bulunan ısıtıcıların dışında, aynı yöntemin, şeref tribününde de uygulanması dikkatlerden kaçmadı.
33 gün sonraSiyah-beyazlılar, 33 gün aradan sonra taraftarıyla buluştu. En son 16 Aralık'ta Ankaragücü'nü 3-1 yendiği lig maçında İnönü Stadı'ndaki yerini alan Beşiktaşlılar, Türkiye Kupası'ndaki Ankaraspor maçının seyircisiz olması nedeniyle takımlarını yalnız bırakmışlardı.
Holosko 24 yaşındaVestel Manisaspor'dan transfer edilen Holosko, 24. yaşgününü arkadaşlarıyla birlikte kutladı. Slovak oyuncuya BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde küçük bir doğum günü partisi yapıldı.
'Hedefim 2. UEFA'Galatasaray Kaptanı Hakan Şükür, bu sezon dev kupayı ikinci kez kaldırmak istediğini ifade etti.
Galatasaray'ın rekortmen kaptanı Hakan Şükür, ikinci kez UEFA Kupası'nı kazanmayı hedeflediğini söyledi. Çaykur Rize maçında sarı - kırmızılı formayla attığı gol sayısını 219'a çıkararak Metin Oktay'a (217) ait rekoru kıran ve 240 golle Tanju Çolak'a ait gol rekorunu egale eden tecrübeli futbolcu, gollerine devam ederek takımına yeni başarılar yaşatmak istediğini vurguladı.Kendisine her zaman destek olan ailesine, taraftarlara ve takım arkadaşlarına teşekkür eden Hakan, "Attığım gollerde hepsinin ayrı ayrı emekleri var. Metin Oktay gibi bir insanla anılmak ve onun gibi bir Galatasaraylı'ya ait rekoru kırmak çok güzel. Futbolumun son dönemlerine geldiğim bu yıllarda en büyük hedefim UEFA Kupası'nı ikinci kez kaldırmak. Takım olarak bu hedefe ulaşmak için elimizden geleni yapacağız" dedi.
Fenerbahçe DevrimiHerkesi kutlamak lazım. Tabii önce Alex'i. Ondan önce Fenerbahçe'yle büyüyen Zico'yuCSKA'nın 2 maçta, Fenerbahçe'ye attığı 3 sayıda, 2 asist 1 golle Edu başrolde. Savunmaya yaptığı onca, hem de temel katkıya rağmen skora bu kadar ekside etki etmesi ne garip. Halbuki Fenerbahçe savunmasının aklı Edu.Fenerbahçe'nin kader / dönüm/final maçında evinde geri düşmesine rağmen hemen kimsenin endişlenmeyişinde bulmak lazım Kadıköylülerin değişen kaderini.Çok kısa bir sürede, 3-0 galipken bile endişe veren olmaktan kurtulup yenikken bile umut kırmayana dönüştüler. Gerçekte değişen kader bu aslında.Şampiyonlar Ligi'nde hem de bayağı güçlü ve geleneği kuvvetli bir gruptan çıkabilmiş olması da buna bağlı zaten. Tonla alt başlık böyle bir sonuç çıkarıyor ortaya.Misal kendisini işine veren bir Carlos'a sahip olmanın sadece ona sahip olmak olmadığını da artık idrak etmiş olduk hep birlikte. Uğur Boral'ın -nasıl bir oyundu dünkü. Nihayet yani Tuncay olma hayallerine çok yaklaştı- ve Gökhan'ın bu kadar sıradışı oynayabiliyor oluşu onun varlığından biraz da. Deniz'in yerine konmaz gibi duran performansının Selçuk'la dolmuş olması tesadüf mü? 4 gün içinde, son 8 yılda UEFA'yı kazanmış iki takımı rahat yenebilmenin ve liglerin kralından elini kolunu sallayarak çıkmanın Carlos'la, herkesin onu seviyesine çıkma çabasıyla ilgisi var. Fenerbahçe her yıl biraz daha üstüne koyarak ve evet biraz yavaş geldi buraya. Ama yavaş gelen hızlı gitmez.Bu seviyeye ulaşmak bugünden yarına olmuyor. Bugünden yarına olursa da hemen düşülüyor oralardan. Ancak garip olan 10 yıl önce Avrupalı olmaya en uzak büyüğün bugün bu kadar büyük farkla en önde oluşu. Dün, eksik noksan, önemli değil CSKA karşısında grup boyunca sergiledikleri standartı yine ortaya koydular. İşte önemli olan buraya gelmiş olmak. Herkesi kutlamak lazım. Tabii önce Alex'i. Ondan önce Fenerbahçe'yle büyüyen Zico'yu.Bir de not düşmek gerek: Semih'in bu kadar övgü ve istek almasının sebebinin ne olduğunu sürekli kendisine hatırlatması gerekiyor. Basit ve alçakgönüllü, ama çok etkili bir oyun. Semih bunun dışına çıkarak başka bir şey oynayarak vazgeçilmez olamaz. Sahip olduğu özelliklerini geliştirip büyüterek vazgeçilmez olabilir. Yani daha da basit, alçakgönüllü ve dolayısyla çok daha etkili bir oyunla.
Stoper Üzülmez!Oturmuş sistemin sağıyla, soluyla fazla oynarsanız başınıza iş alırsınız!Ali Tandoğan ve Baki Mercimek'in "cezalı" oluşu, Sağlam'ı savunma kurgusunda değişikliğe iterken, doğrusu bizi de şaşkınlığa sürükledi! Ancak Sağlam'ın 22 dakikalık üçlü savunma denemesi tutmadı, tutması da söz konusu olamazdı. İbrahim Üzülmez'den stoper olur mu, olmaz mı, varın siz karar verin!
Delgado'dan mükemmel golÜçlü savunma, 22 dakikalık dilimde iki gol birden yedi! İlk golde İbrahim Üzülmez'in hatası ön planda idi... İkinci golü ise Serdar Özkan kendi kalesine attı... İyi ki Özkan o golü kendi kalesine attı, Sağlam dörtlü savunmaya döndü! Bu U dönüşü yeniden Kartal'ı ayağa kaldırdı, önce Nobre, ardından da Cisse'nin golleri, olası bir yenilgiye ilk yarıda "set" çekti.Kartal yediği gollerden maalesef hiç ders almıyor! Özgür Öcal'ın 38. saniyede attığı gol de savunmanın bir hediyesi idi rakibe! Büyük takımlar zorlukların altından kalkandır... Nitekim ligde kalıp, kalmayacağı mucizelere kalmış Kasımpaşa'nın iki golüyle adeta 'şoka' giren Kartal, büyüklüğünü hatırladı ve ilk yarıyı skoru eşitleyerek tamamladı.Her iki takımın ofansa dayalı taktiği, İnönü'deki mücadelenin kalitesini artıran faktörler idi... İlk yarıda iki gol bulan ancak Kartal'ın yoğun baskısına dayanamayan konuk takım Kasımpaşa, ikinci yarıda skoru koruma içgüdüsüyle savunmasına yaslanınca başına iş aldı! Konuk takım bu oyun anlayışını taa ki 69.dakikaya kadar sürdürebildi. Oyunun sıkıştığı anlarda Delgado sahneye çıktı, Tello'nun verdiği pası mükemmel bir vuruşla filelere gönderirken, tribünlerden de haklı alkışı aldı.Sağlam, 78'de Bobo'yu aldı, yerine Rico'yu sahaya sürdü, sağ kanatta bu dakikaya kadar fazla verimli olmayan Holosko'yu da ofansa çekti.Bu değişim üç dakika sonra golü getirdi. Üzülmez'in sol kanattan götürüp, savunmayı geçip altı pasa kestiği topu Nobre şık bir vuruşla gole çevirirken, Kasımpaşa'yı ligde kaderiyle baş başa bıraktı, zirve yarışında bir engeli daha geçti... Ancak Nobre'nin attığı bu gol uzun süre tartışılacak. Çünkü pozisyon bizce ofsayt idi... Orta hakem Aytekin Durmaz, yardımcı hakemine uydu ve golü verdi.MAÇIN ADAMI
DelgadoSade oynuyor, teknik kapasitesini mükemmel kullanıyor, adam eksiltiyor. Pas yüzdesi bir hayli yüksek, isabetli olanlar da bir hayli tehlikeli. Rakibin kapandığı anlarda oyunu açıyor, forvetlerin yapamadığını o yapıyor. İkinci yarıda savunmasına yaslanan Kasımpaşa'yı çökerten gol, bizce maçın kırılma noktasıydı.
MAÇIN DAKİKALARI1 Santra yapıldıktan 38 saniye sonra Beşiktaş kalesinde gol gördü. Siyah - beyazlı defansın uzaklaştıramadığı Özgür önünde buldu. Kasımpaşalı oyuncu ceza sahasına girer girmez çok sert vurdu: 0-17 Delgado orta alandan aldığı topla rakiplerini geçerek ceza sahasına girdi. Kaleci Khalid'i de geçti fakat açısını kaybetti. Ardından çalımla Fatih'i geçti ve yerden Cisse'ye bıraktı. Fransız'ın sert şutu savunmadan döndü. 16 Tello'nun soldan aşırtması ile topa yükselen Nobre vuramadı, arkadan gelen Holosko'nun şutu ise kaleci Khalid'ten döndü.20 Kasımpaşa sağdan gelen atağında topu dışarı atmak isteyen Serdar Özkan kendi kalesine gönderdi: 0-221 Tello'nun ortasına iyi yükselen Nobre kafayla farkı bire indirdi: 1-2.34 Tello'nun sağ kanattan kullandığı köşe vuruşunda topu kaleci Khalid'in üzerin kafa ile aşıran Cisse skora eşitlik getirdi: 2-252 Seri çalımlarla ceza sahasına doğru giden Delgado pasını İbrahim Üzülmez'e çıkardı. Onun yerden pasında ise son anda araya Jens girerek mutlak bir tehlikeyi önledi.69 Tello'nun pas olarak kullandığı topu muhteşem bir vuruşla topu ağlara gönderdi: 3-281 Tello'nun pası ile ceza sahasına giren İbrahim Üzülmez topu aşırtarak iki kişiyi geçti. Vuruşunda, savunmadan seken top Nobre'nin önüne düştü. Brezilyalı futbolcu hiç beklemeden dönerek sert vurdu: 4-2
MAÇTAN NOTLAR
Çarşı'dan mesajÇarşı grubu sosyal mesajlarına dün de devam etti. Siyah-beyazlılar, 20 Ocak 1988'de Samsunspor'un geçirdiği üzücü kazayı hatırlatıp, trafik canavarına da karşı olduğunu gösterdi.
Kartal geriden gelip geçiyor!Beşiktaş bu sezon Süper Lig'de oynadığı 19 maçta 8 kez mağlup duruma düştü. Siyah-beyazlılar, bu 8 maçın 6 tanesini kazandı. Kartal bir tanesinde berabere kalırken, sadece Galatasaray'a deplasmanda 2-1 kaybetti.
Filipin'den misafirSiyah-beyazlılılar arasında yer alan bir grup dikkatlerden kaçmadı. Beşiktaş'a ve Ertuğrul Sağlam'a olan sevgilerini ellerindeki dövizlere yazan taraftarlar, "Filipinli Beşiktaşlılar" diye imza attı.
Kulübede ısıtıcıYedek kulübesinde bulunan futbolcuları düşünen Beşiktaş, yedek kulübesine ısıtıcı koydu. Kulübenin üzerinde bulunan ısıtıcıların dışında, aynı yöntemin, şeref tribününde de uygulanması dikkatlerden kaçmadı.
33 gün sonraSiyah-beyazlılar, 33 gün aradan sonra taraftarıyla buluştu. En son 16 Aralık'ta Ankaragücü'nü 3-1 yendiği lig maçında İnönü Stadı'ndaki yerini alan Beşiktaşlılar, Türkiye Kupası'ndaki Ankaraspor maçının seyircisiz olması nedeniyle takımlarını yalnız bırakmışlardı.
Holosko 24 yaşındaVestel Manisaspor'dan transfer edilen Holosko, 24. yaşgününü arkadaşlarıyla birlikte kutladı. Slovak oyuncuya BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde küçük bir doğum günü partisi yapıldı.
'Hedefim 2. UEFA'Galatasaray Kaptanı Hakan Şükür, bu sezon dev kupayı ikinci kez kaldırmak istediğini ifade etti.
Galatasaray'ın rekortmen kaptanı Hakan Şükür, ikinci kez UEFA Kupası'nı kazanmayı hedeflediğini söyledi. Çaykur Rize maçında sarı - kırmızılı formayla attığı gol sayısını 219'a çıkararak Metin Oktay'a (217) ait rekoru kıran ve 240 golle Tanju Çolak'a ait gol rekorunu egale eden tecrübeli futbolcu, gollerine devam ederek takımına yeni başarılar yaşatmak istediğini vurguladı.Kendisine her zaman destek olan ailesine, taraftarlara ve takım arkadaşlarına teşekkür eden Hakan, "Attığım gollerde hepsinin ayrı ayrı emekleri var. Metin Oktay gibi bir insanla anılmak ve onun gibi bir Galatasaraylı'ya ait rekoru kırmak çok güzel. Futbolumun son dönemlerine geldiğim bu yıllarda en büyük hedefim UEFA Kupası'nı ikinci kez kaldırmak. Takım olarak bu hedefe ulaşmak için elimizden geleni yapacağız" dedi.
Fenerbahçe DevrimiHerkesi kutlamak lazım. Tabii önce Alex'i. Ondan önce Fenerbahçe'yle büyüyen Zico'yuCSKA'nın 2 maçta, Fenerbahçe'ye attığı 3 sayıda, 2 asist 1 golle Edu başrolde. Savunmaya yaptığı onca, hem de temel katkıya rağmen skora bu kadar ekside etki etmesi ne garip. Halbuki Fenerbahçe savunmasının aklı Edu.Fenerbahçe'nin kader / dönüm/final maçında evinde geri düşmesine rağmen hemen kimsenin endişlenmeyişinde bulmak lazım Kadıköylülerin değişen kaderini.Çok kısa bir sürede, 3-0 galipken bile endişe veren olmaktan kurtulup yenikken bile umut kırmayana dönüştüler. Gerçekte değişen kader bu aslında.Şampiyonlar Ligi'nde hem de bayağı güçlü ve geleneği kuvvetli bir gruptan çıkabilmiş olması da buna bağlı zaten. Tonla alt başlık böyle bir sonuç çıkarıyor ortaya.Misal kendisini işine veren bir Carlos'a sahip olmanın sadece ona sahip olmak olmadığını da artık idrak etmiş olduk hep birlikte. Uğur Boral'ın -nasıl bir oyundu dünkü. Nihayet yani Tuncay olma hayallerine çok yaklaştı- ve Gökhan'ın bu kadar sıradışı oynayabiliyor oluşu onun varlığından biraz da. Deniz'in yerine konmaz gibi duran performansının Selçuk'la dolmuş olması tesadüf mü? 4 gün içinde, son 8 yılda UEFA'yı kazanmış iki takımı rahat yenebilmenin ve liglerin kralından elini kolunu sallayarak çıkmanın Carlos'la, herkesin onu seviyesine çıkma çabasıyla ilgisi var. Fenerbahçe her yıl biraz daha üstüne koyarak ve evet biraz yavaş geldi buraya. Ama yavaş gelen hızlı gitmez.Bu seviyeye ulaşmak bugünden yarına olmuyor. Bugünden yarına olursa da hemen düşülüyor oralardan. Ancak garip olan 10 yıl önce Avrupalı olmaya en uzak büyüğün bugün bu kadar büyük farkla en önde oluşu. Dün, eksik noksan, önemli değil CSKA karşısında grup boyunca sergiledikleri standartı yine ortaya koydular. İşte önemli olan buraya gelmiş olmak. Herkesi kutlamak lazım. Tabii önce Alex'i. Ondan önce Fenerbahçe'yle büyüyen Zico'yu.Bir de not düşmek gerek: Semih'in bu kadar övgü ve istek almasının sebebinin ne olduğunu sürekli kendisine hatırlatması gerekiyor. Basit ve alçakgönüllü, ama çok etkili bir oyun. Semih bunun dışına çıkarak başka bir şey oynayarak vazgeçilmez olamaz. Sahip olduğu özelliklerini geliştirip büyüterek vazgeçilmez olabilir. Yani daha da basit, alçakgönüllü ve dolayısyla çok daha etkili bir oyunla.
Subscribe to:
Comments (Atom)